Bir bir terk ediyorum geçmişi.. Tek tek yeniden yazıyorum yazdıklarımı silerek... Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım
PAYLAŞACAK DOSTUM YOKSA BİR ŞEYLERE SAHİP OLMANIN DA ANLAMI YOKTUR...

KORKUYORUM...22/12/2006

Korkuyorum. Neden diye sakın sorma bana!

Eksiktim senden önce. Kayıp parçamı aradım yıllarca. Tamamlandığımı düşündüğüm  anlarda, kopkoyu bir yalnızlığın ortasında buldum kendimi. Şimdi tenime sinmiş kokunla, kulaklarımdaki sesinle, sevdiklerim(iz), nefret ettiklerim(iz)le, fırtınayı atlatmış ruhumla bir bütün olarak korkuyorum

 

Bu duygunun nasıl bir şey olduğunu anlamış değilim. Bu yüreğin bu kadar korkacağını hiç tahmin etmemiştim. Sorma dedim...sorma dedim ama... aslında sormanı çok istedim ve uzun uzun anlatmamı istersin diye bekledim, ama korktum. Neydi beni bu kadar korkutan? Ne karanlıklar, ne hayali güçler, ne geleceğim nede geçmişimdi korkularım...

 

Benim korkum, bugünden, az sonra dan şu anımdan...

Kim bilir belki de senden..!

21 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

AYNADAKİ KADIN...21/12/2006

Son kez baktı ardına...odanın en ucunda ki aynaya ilişti gözü...ne kadar olmuştu kendini görmeyeli....evin her yanı aynalarla doluydu oysa...özlediği kendine baktı...baktı...Şaşkın dı...şaşkınlığı gözlerine yürüdü...oradan yanaklarına indi...

 

Hayır bu ben değilim aynada yansıyan sülüet bana hiç benzemiyor dedi yüzündeki geçmişten kalma yenilgilerini yansıtan çizgilere bakarken. O kadar bezmişti ki hayattan aynaya bile bakacak yüzü yoktu. Çünkü yarınları alınmış bir kadının, Elm Sokağı Kabusunda yüreği oyularak çıkartılmış kanlar içinde yürümeye çalışan kadından farkı yoktu. 

k

 Ne kadarda umutluydu oysaki, mutlu olmak benimde hakkımdı diye düşünürken,  bir anda gecenin soğuğu içini titretti. Yanmakta olan ateşe yaklaştı, elleri değildi aslında ısıtmak istediği, donmakta olan yüreği idi.  Odada o kadar eğreti duruyordu ki bedeni, her şeye yabancıydı  tüm yaşanmışlıklara ve bir o kadar yaşayamadıklarına. Yatağının hemen ucuna bir yabancı gibi oturdu bu sefer. Etraf çok dağınıktı, kafasındaki toparlayamadığı düşünceleri kadar dağınıktı, yüzündeki çizgiler artık kıvrım kıvrım olmuştu, belli ki çok acı çekiyordu. Kafasını yavaşça sağına döndürüp, pencereden görünen gökyüzüne baktığında kayıp gidenin sadece yıldız olmayıp hayatının da yavaş yavaş bu yıldız gibi kayıp gitmekte olduğunu hissetti. Yavaşça kapıya doğru ilerlerken, geçmişine ait cesetlerin üzerinden, kilitledi kapıyı...
Ayna içeride kalmıştı...
Kendi de öyle...

1 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

ÜŞÜDÜM HEMDE ÇOK ÜŞÜDÜM...15/12/2006

Zaten hiç tadım yok kaç gündür...ne ellerinde ne dudaklarında...Hele bir akşam olsun iyice hüzünleneyim önce, sonra oturup bir minderin üstüne mendil bile almadan elime, gözlerim şişene kadar ağlayayım... “Ardından...” diye başlayan bir mektup yazayım neskafemi yudumlarken...Aklıma ne gelirse işte ... Böylesi çok gücüme gidiyor, bildiğin ve bilmediğin ne varsa hayatta acı veren, anla işte söyleyemediklerine saydığım çok şey var aslında, bildiğini bildiğim. Bu yaptığının gerçek sevgi olduğunu bildiğim gibi. Beni yaşasın diye attığın kuyuda nefessiz kaldığımı bildiğin gibi!

 

Radyodan sızan sekiz ajansı bile, tükendiğini yineliyor durmadan yaşanılan her anı. Ardından gelen şarkılara dalıyorum, birden sığıntı olmak istedim. Hayalimde kocaman bir resmini çizmeye çalıştım, sokuldum Sana, üşüdüm hemde  çok üşüdüm. Her satırda varlığını hissedip her dizede Sana ulaşabilmek umuduyla...

 

 

3 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

BU BENİM UMUTSUZLUĞUM OLMAMALI...14/12/2006

Ne tuhaf bir duygudur bu! Yitip gitmeler, yarımkalmalar.. Bir ses çığlık çığlığa içimde, susturamıyorum.. Kanatlanıp uçmak geliyor ama bir ustura dayalı dudaklarımda, bağıramıyorum. Çocuklara bakıyorum ve çok uzaklarda kalan çocukluğumu özlüyorum... Gamsız, tasasız herşey oyun.

Bu dengesiz, bu riyakar ve çirkinliklerle kuşatılmış dünyada mutsuzluklar içinde mutluluğu aramak ne acı...Sanki evren sahne, insanlar tiyatrocu. Neden yüreğimizi olduğu gibi yansıtamıyoruz, neden ayaklarımız bizi istediğimiz yere götürmüyor ve neden kalbim benim için atmıyor? Aldığım soluk bile bana ait değil, bedenim bile ruhuma yabancı. Hani diyor ya şair: "yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe" ben de diyorum ki: "yaprak döker bir yanımız, bir yanımız hazan bahçe" aldanış diyorum herşeye, bu benim umutsuzluğum olmamalı..

2 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

YÜREĞİMİN BORCUNU ÖDEMEYE GELECEĞİM...12/12/2006

Saat kaç buçuğuydu gecenin bilmiyorum ama bekliyordum, kimi yada neyi beklediğimi bilmeden. Günler, saatler, dakikalar bıktılar benle olmaktan, çekip gittiler azar azar. Kaldım ortada, tek başıma.  Ne önceleri, ne de sonra hiç böyle yalnız kalmamıştım bu kadar...

 

Üşüdüğümü hissederek,  yalnızlığımı yorgan gibi örttüm üstüme, üşüyen yüreğimi ısıtmaya yetmeyeceğini bile bile... Uykusuzluk beni kendine eş etmişken biliyordumki,  biraz sonra hoca efendi okuyacak ezanı ve namaz kılmak uykudan daha hayırlıdır hadi kalkın ey müminler diye salât edecektir. Ardından insanlar uyanacak herkes bir şekilde koşuşturmanın ve günaydının telaşı ile uykulu gözlerle işlerine koşacaklar. Bense hala Seninle dünden kalma yolculuğuma devam edeceğim  ve sevmek adına yüreğimin borcunu Seninle bir hayat eşliğinde ödemeye geleceğim mutlaka!

4 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

Sayfa :1 Toplam: 11
Son Sayfa | Sonraki Sayfa
html web counter